Hizmet Ticaretinin Tarihsel Gelişimi

17 Ocak 2019

Hizmet Ticaretinin Tarihsel Gelişimi
 
Tarım ve sanayi sektörleri ülkelerin ekonomik büyümelerinin en önemli unsurlarını oluşturmuşken, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişmiş ekonomilerde, tarım ve sanayi sektörüne dayalı ekonomik modeller yerini hizmet sektörünün ağırlıkta olduğu yeni bir ekonomik yapıya bırakmıştır. İlerleyen yıllarda ise hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler hizmet sektörünün önemini daha da kavrayıp, bu sektörün ekonomileri içindeki payının artırılması için çaba sarfetmişlerdir.
 
Hizmet ticaretinin tarihsel gelişimine bakıldığında, Uruguay Turu Görüşmelerinden önce 1973 – 1979 yılları arasında gerçekleştirilen Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) Tokyo Turu’nda gelişmiş ülkelerin tarife dışı engellerin bulunduğu hizmetlerin serbestleştirilmesine ilişkin ısrarcı davrandıkları görülmektedir.
 
1986 – 1994 yılları arasında gerçekleştirilen Uruguay Turu Görüşmeleri, turizm gibi uluslararası ticarete konu olabilecek çok sayıda hizmete ilişkin kapsamlı bir anlaşma sağlanmasına yönelik gerçekleştirilen ilk çok taraflı müzakereler olması sebebiyle, hizmetler dünya ticaretinin önemli bir bileşeni olarak müzakerelere dahil olmuş ve müzakerelerin nihai senedinde yerini almıştır.
 
Uruguay Turu müzakereleri sırasında hizmet ticaretine yönelik engellerin kaldırılması, hukuki düzenlemelerde istikrar ve tahmin edilebilirlik, pazara giriş ve hizmet sunumu maliyetlerinin azalmasıyla birlikte hizmet kalitesinde artış, kaynakların etkin kullanımı, belirli sektörlerde monopol hizmet sunumunun sınırlandırılması ve tüketicinin korunması gibi hususlar değerlendirilmiştir. Çoğu kez özellikle “En Çok Kayrılan Ülke”, iletişim hizmetleri, deniz taşımacılığı hizmetleri ve gelişme yolundaki ülkelerin (GYÜ) finansal hizmetler ile ilgili önerileri gibi sebeplerden dolayı müzakereler durma noktasına gelmiştir. En nihayetinde, 1994 yılının Nisan ayında 97 adet hizmet taahhüt programı ve 350 adet “En Çok Kayrılan Ülke” muafiyetine yer verilen Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması (GATS), aralarında Türkiye’nin de olduğu 106 ülke tarafından imzalanmış ve 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
 
GATS’ın öncelikli amacı, hizmet ticaretinin serbestleştirilmesine ilişkin uluslararası standartları belirlemektir. GATS’ın çizmiş olduğu çerçevede, taahhütte bulunan üyelerden söz konusu taahhütlerinin değerini azaltacak herhangi bir tedbir almamaları şart koşulmaktadır.
 
Öte yandan, son yıllarda, yabancı doğrudan yatırımlarda meydana gelen gelişmeler, bilgi teknolojilerindeki ilerlemeye bağlı olarak ortaya çıkan yeni hizmet sektörlerinin ticarete konu olmaları ve uluslararası işgücü hareketliliğinde meydana gelen artış neticesinde hizmetler sektörü ve ticareti dünya ticaretinde önemli bir yer edinmiştir.  Ülke bazında değişen hizmet ticareti engelleri ve DTÖ müzakere sürecinde yaşanan tıkanma sebebiyle ikili ve çoklu hizmet ticareti anlaşmaları ve müzakereleri yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, ülkemiz, 2013 yılında başlayan Uluslararası Hizmet Ticareti Anlaşması (TISA) müzakerelerinde taraf ülkeler arasında yer almaktadır. Ayrıca, son dönem AB uygulamaları ve uluslararası ticaret gelişmeleri ile aynı doğrultuda ülkemizce de hizmet ticareti ve yatırımları da içeren yeni nesil Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakereleri yürütülmekte;  mevcut STA’larımızın kapsamının bu alanları da içerecek şekilde genişletilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Nitekim Güney Kore ve Singapur ile imzalanan ve ülkemiz için türünün ilk örneği olan STA’lar kapsamında taraflar arasında hizmet ticaretinde şeffalık ve öngörülebilirliğin artırılması hedeflenmektedir.
 
Son olarak, ülkemizle AB arasındaki Gümrük Birliği’nin çağın gereklerine ve ikili ilişkilerimizin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi amacıyla yürütülecek müzakerelerde hizmetler AB ile tercihli ticari ve ekonomik ilişkilerin genişletilmesinin hedeflendiği yeni alanlardan biri olarak yer almaktadır.  Söz konusu müzakereler ile iş kurma hakkı ve hizmet sunma serbestisi alanında AB ile mümkün olan en ileri pazar bütünleşmesinin sağlanması hedeflenmiş, bu bütünleşmenin ilk aşamasında hizmet sunucularımızın, AB’nin hizmet pazarına girişinde karşılaştıkları engellerin bertaraf edilmesi ve dünyanın en büyük hizmet ithalatçısı olan AB pazarına erişimin kolaylaşlaştırılmasına yönelik somut adımlar atılması amaçlanmaktadır.  AB hizmetler pazarına erişim ve bütünleşme hedeflerinin ülkemiz hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın hizmetlerindeki kalitenin arttırılmasına ,rekabetçiliğine ve sektörün nitelikli büyümesine önemli katkılar  sağlayacağı göz önünde bulundurulduğunda 2023 hizmet ihracatı hedefimize ulaşılmasına yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır.