Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin Yeni Mevzuata Uyumu Eğitim Projesi (BİRGEP 2)

31 Temmuz 2019
Mevcut Durum 

Bakanlığımız görev ve hizmet alanında faaliyet gösteren kooperatif türlerinden biri olan tarım satış kooperatifleri ve birlikleri (TSKB),  pamuk, ayçiçeği, üzüm, incir, zeytin, zeytinyağı, fındık, yağlı tohumlar, gül çiçeği, tiftik gibi ürünlerin alımı, değerlendirilmesi ve ticareti konularında faaliyet göstermekte olup, ülkemizin 57 ilinde yaklaşık yirmi temel tarım ürününün sanayi ve ticareti ile ihracatında önemli birer piyasa aktörü konumundadırlar.
Tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, uyguladıkları politika ve faaliyetlerle tarım ürünleri ticareti ve sanayi alanında faaliyet gösteren geniş bir toplum kesimine, doğrudan 500 bin üretici ortağa hitap etmektedirler. Bu kuruluşlarda yaşanabilecek sorunların üretici ortakları ve diğer ilişkili kesimleri, zincirleme olarak da ülke ekonomisini etkilemesi söz konusudur. Bu kuruluşlar ülke genelinde çeşitli ürünlerin üreticisi olan ortaklarına yıllar boyunca hizmet etmişler ve bu süreçte devletin desteğini her zaman görmüşlerdir. Hatta diğer kooperatiflerden farklı bir statüye tabi tutularak özel bir Kanun olan 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunla düzenlenmişlerdir.
Bu kooperatif ve birlikler, piyasalarda düzenleyici rol oynayarak, üreticilerin haklarının korunması, satılan ürünün kalitesinin garanti edilmesi ve daha kaliteli ürün elde etmek üzere teknik yardım yapılması konularında çalışmaktadır. Bu kooperatifler oluşturdukları iş potansiyeli ile ülkemiz istihdamına katkı sağlayan önemli kuruluşlar haline gelmişlerdir. Tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, halen 100’ün üzerinde tesis ve işletmeleriyle ülkemizin önde gelen kuruluşları arasında bulunmakta ve bazı Birlikler Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde yer almaktadır.
 
Birliklerin Yaşadığı Süreçler 

Ülkemizde tarım satış kooperatif ve birlikleri kuruluşundan itibaren farklı kanunlara tabi olmuşlar ve faaliyetlerini bunlara göre sürdürmüşlerdir. Bu kuruluşlar, 1960’lı yıllara kadar kuruluş amaçları doğrultusunda faaliyet göstermekte iken, bu dönemden sonra ekonomik şartlar ve politikalar doğrultusunda devletin tarım politikasının birer aracı olarak kullanılmışlardır. Bu çerçevede birlikler, 1964 yılından itibaren devlet adına ürün alımı ve satımı için görevlendirilmiş ve bu yıldan itibaren birliklerin amacı, devlet adına ürün mubayaa etmek ve tarım ürünleri piyasasını düzenlemek olmuştur.
Ancak üreticinin fiyat yoluyla doğrudan desteklenmesi uygulaması; siyasi tercihlere dayalı olarak işlem yapılması, büyük miktarlarda ürün satın alınması, yüksek miktarlarda stok maliyetlerine maruz kalınması, karlı olmayan yatırımlar gerçekleştirilmesi, gereğinden fazla sayıda personel istihdam edilmesi gibi sorunlar ortaya çıkarmıştır.
Yaşanan bu olumsuzluklar ve ülke ekonomisinin sıkıntıları nedeniyle 1994 yılında bu döneme son verilmiştir. Nisan 1994 ekonomik istikrar tedbirlerinin bir sonucu olarak bu dönemden itibaren devlet destekleme alımı uygulamasına son verilmiştir. Bu tarihten itibaren birliklerin ürün alımları Devlet Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklarından sağlanan kredilerle gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, birliklerin destekleme dönemlerinde ulaştıkları büyüklükler, aşırı istihdam ve gereksiz yatırımlar sonucunda bu dönemde de kullandırılan kredilerin geri dönüşünde büyük sorunlar yaşanmıştır. Birlikler, yaşanan bu süreçler sonucunda sermaye yapılarını güçlendiremedikleri için faaliyetlerini sürdürmekte kamu kaynaklarına bağımlı hale gelmişlerdir.
Birliklerin yaşadıkları bu sorunlar ve devlete bir yük haline gelmeleri nedeniyle, etkin ve sürdürülebilir bir şekilde özerk ve mali yönden bağımsız kılmak amacıyla birliklerin yeniden yapılandırılma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu amaçla, 16 Haziran 2000 tarihinde tarım satış kooperatifleri ve birliklerini düzenleyen 4572 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla,  kooperatif ve birliklerin yeniden yapılanması için yasal bir çerçeve oluşturmak, bu kuruluşlar üzerinde devletin sahip olduğu genel müdür ve genel müdür yardımcılarının atanması, yatırımlarına izin verilmesi, birlik genel kurul kararlarının onaylanması, ürün alım fiyatlarının açıklanması gibi yetkileri kaldırmak böylece bu kuruluşların üretici ortakları tarafından yönetilir hale getirmek, ekonomik faaliyetlerini verimli bir şekilde yapmaları bakımından mali yönden bağımsız olmalarını sağlamak amaçlanmıştır.
Bu Kanun ile başlayan yeniden yapılandırma sürecinde alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi konularında çalışma, inceleme ve önerilerde bulunmak üzere, Yeniden Yapılandırma Kurulu oluşturulmuştur. Kurul tarafından, ihtiyacın üzerinde istihdamın yapılmaması, genel yönetim giderlerinin azaltılması, yeni yatırımların piyasa araştırmaları ve fizibilite çalışmalarına dayandırılması, atıl kaynakların satılarak işletme sermayesi oluşturulması, ikincil işletme faaliyetlerinin gözden geçirilerek zarar edenlerin kapatılması gibi belli bazı hedefler belirlenmiştir. Bu süreçte ayrıca birliklere, 1 Mayıs 2000 tarihi öncesi borçlarının terkin edilmesi, işten çıkarılacak personelin kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin karşılanması, yeniden yapılandırma için gerekli olan uzmanlık ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi ve ürün alımlarına yönelik olarak DFİF kaynaklarından döner fon olarak uygun koşullarda kredi kullandırılması gibi önemli imkânlar da sağlanmıştır.
 
Birliklerde Yeni Dönem - 4572 sayılı Kanunda Yapılan Köklü Değişiklikler 

Tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin yeniden yapılandırma dönemindeki faaliyetleri bazıları için olumlu sonuçlanmış ve ekonomik olarak güçlenmişler, ancak bazıları için ise istenmeyen neticeler ortaya çıkarmış ve mali açıdan zayıflamışlardır. Birliklerin genelinde DFİF kredileri ile bunlara işletilen faizlerin geri ödenmesi noktasında büyük sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle gerek mali sorunların çözüme kavuşturulması, gerekse birliklerin yapısal sorunlarının giderilmesi amaçlarıyla bir kanun değişikliği yapılması zarureti doğmuştur.
Bu amaçla yapılan çalışmalar neticesine 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunda önemli değişiklikler içeren 28/03/2013 tarihli ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 11/04/2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan Kanun değişiklikleri ile hem yaşanan sorunlara çözüm getirilmiş, hem de tarım satış kooperatif ve birliklerini geleceğe hazırlayacak düzenlemeler yapılmıştır. Yapısal ve mali sorunların giderilerek etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaları amacıyla, öncelikle 4572 sayılı Kanunda, daha sonra ise örnek anasözleşmelerde yapılan değişikliklerle, tarım satış kooperatifleri ve birlikleri için yeni bir dönem başlamıştır. Yeni döneme ilişkin aşağıda açıklanan Kanun değişiklikleri yapılmıştır.

4572 sayılı Kanun Değişikliği İle Getirilen Yenilikler 

Kanunun amaç maddesi değiştirilerek; tarım satış kooperatif ve birliklerinin kooperatifçilik ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak yönetilmelerini, özerk, güçlü ve bağımsız mali yapıyla piyasa koşullarında etkin, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermelerini sağlamak ve tarım satış kooperatifçiliğini güçlendirmek ifadeleri getirilmiştir.
Kooperatif ve birliklerdeki ortaklık paylarının devrine izin verilerek, bunun şartları örnek anasözleşmelere bırakılmıştır. Önceki dönemde ortaklık payının devri mümkün değil iken buna imkan verilerek, bu kuruluşların büyümeleri ve sürekliliği sağlanmıştır.
Tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin çalışma konuları ve çalışmalarda uyulacak esaslarına kapsamlı bir düzenlemeyle yer verilmiştir. Bu kooperatif ve birlikler, faaliyet konuları itibariyle diğer tür kooperatiflerden özellik arz eden bir konumdadırlar. Bu nedenle de hem çalışma konuları hem de bu esnada uyacakları esaslar detaylı olarak düzenlenmektedir.
Kooperatif ve birliklerin birbirleri ile ve ortakları ile üretim girdisi temini ve ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla yaptıkları her türlü muameleden borsa tescil ücreti alınmayacağı hükme bağlanmıştır. Borsa tescil ücreti alınmasına son verilerek bu kooperatif ve birliklerin ürünlerinin pazarlanmasındaki mali bir külfetten kurtarılmıştır.
Kooperatif ve birlik organları ile temsile yetkili personelinin, tüm faaliyet ve kararlarında, iş ve işlemlerinde genel kabul görmüş rasyonel işletmecilik uygulamaları ile kurumsal yönetim ve kooperatifçilik ilkelerini dikkate alacağı, kuruluş amaçları doğrultusunda hareket edeceği, varlıklarını, mali yapısını ve rekabet gücünü koruyup geliştirme yönünde gerekli titizliği göstereceği ve basiretli bir tacir gibi davranacağı hükme bağlanmıştır.
Kooperatif ve birliklerin organları yeniden düzenlenerek, genel kurul ve yönetim kurulu olarak belirlenmiş ve denetim kurulu kaldırılmıştır. Ayrıca, kooperatiflerde müdür veya vekilinin yönetim kurulunun doğal üyesi olması sağlanmıştır. Yine, genel müdür dışındaki birlik yönetim kurulu üyelerinin en az ikisinin dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olması şartı getirilmiştir. Böylece, bu kuruluşlarda profesyonel yönetim anlayışının ve yapısının geliştirilmesi amaçlanmıştır.
Yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri en fazla dört yıl olarak belirlenerek, bu üyelere ücret olarak ayda en fazla iki toplantı için huzur hakkı ve harcırah ödeneceği hükmedilmiştir. Belirli haller dışında, yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri dolmadan azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi zorlaştırılmış, yönetiminde istikrar sağlanması amaçlanmıştır.
Birliklerde icra birimi olan genel müdür ve genel müdürlüğün görev alanları kapsamlı olarak yeniden düzenlenmiş, genel müdürlerin görevden alınmalarını makul, kabul edilebilir ve objektif gerekçelere dayandırma zorunluğu getirilmiştir.
Önceki uygulamada uygulaması gerçekleştirilememiş olan bağımsız denetim ve işlevsel olamayan denetim kurulları tarım satış kooperatifleri için kaldırılmış, belirli kıstaslar dahilinde belirlenen birlikler için bağımsız denetim getirilmiştir. Bu çerçevede, “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Tarım Satış Kooperatif Birliklerinin Belirlenmesine Dair Tebliğ” Bakanlıkça çıkartılmış ve 14/06/2013 tarihli ve 28677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile ortak sayısı, çalışan sayısı, net satış ve aktif toplamı kıstasları bağımsız denetime tabi olmanın şartları olarak belirlenmiştir. Ayrıca, Türk Ticaret Kanununun 397/5 hükmü gereğince Bakanlıkça “Bağımsız Denetime Tabi Olmayan Anonim Şirketler ile 4572 sayılı Kanuna Tabi Kooperatif ve Birliklerin Denetimine İlişkin Yönetmelik” çıkartılacak ve bağımsız denetim dışında kalan birlik ve kooperatiflerdeki denetim sisteminin nasıl olacağı belirlenecektir.
Diğer yandan, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin mali yapılarının güçlendirilmesi amacıyla; erken risk yönetim sistemi, belirli şartlar dahilinde uzmanlardan bir komite kurulması, birliklerin, kendilerine bağlı olup, etkinliği ve verimliliği azalmış veya varlıklarının yarısı karşılıksız kalmış ortak kooperatifleri harekete geçirerek durumlarını düzeltmeye zorlamaları ekonomik yönden etkinlik ve verimlilik gösteremeyen kooperatiflerin birleşmeye zorlanması, gibi çeşitli düzenlemelere yer verilmiştir.
Geçici maddelerle de kooperatif ve birliklerin sağlıklı bir mali yapıya kavuşturulabilmesi için bu kuruluşların bilançolarındaki açıklarının yedek akçelerle ve fonlarla karşılanamadığı taktirde yalnızca bu açıklarla sınırlı olmak kaydıyla ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirilebilecektir.
Birliklerin ödeme kabiliyetlerini yitirdikleri DFİF kredisi borçları için bir çözüm getirmek, bu Kuruluşları idari ve mali açıdan daha etkin yönetilebilir amacıyla, bu borçlar yeniden yapılandırılmıştır. Birliklerin bu borçlarının yeniden yapılandırılması işlemleri ile 2000 yılından itibaren kullanılan DFİF kredilerinin işlemiş faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları silinmiş, anaparalara banka cari faizi veya TEFE/ÜFE aylık değişim oranından düşük olanını basit usulde uygulanmış, bulunan miktarlar 15 eşit taksite bölünmüş ve yılda bir taksit ödemesi şeklinde protokollere bağlanmıştır. Gerçekleştirilen bu yapılandırma sonucunda 1.179.620.875,18 TL olan borçları 574.519.488,83 TL ye indirilmiş ve böylece Birlikler 605.101.386,35 TL borç yükünden kurtarılmıştır. DFİF kaynaklı borçlarının yaklaşık yarıya indirilmesi ve yılda bir ödeme olmak üzere 15 yıla ertelenmesi sayesinde Birliklerin kamu kaynaklarından uzun yıllar faydalanması sağlanmıştır.
Getirilen düzenlemeler, kooperatif ve birliklerin özellik arz eden etkinliklerinin kooperatifçilik anlayışı ve ilkelerine uygun olarak bir sisteme kavuşturulması, profesyonel yönetim anlayışı çerçevesinde çağdaş işletmecilik esaslarına göre yöneltilmelerinin sağlanmasıdır. Kooperatif ve birliklerde profesyonel yönetim anlayışının getirilmesi Türkiye Kooperatifçilik Strateji Belgesi”nde yer alan eylemlerimizden de birini oluşturmaktadır.
 
Yeni Örnek Anasözleşmeler İle Getirilen Yenilikler 

Bununla birlikte, 4572 sayılı Kanunda yapılan bu değişikliklerin hayata geçirilmesi, uygulama usullerinin belirlenmesi, günümüz işletmecilik anlayışı ve kooperatifçilik ilkelerinin daha etkin değerlendirilmesi, yaşanan sorunların çözümlenmesi ile şeffaf, hesap verebilir, etkin ve verimli yönetimin yerleşmesi amaçlarıyla kooperatif ve birliklerin görüşleri de alınarak örnek anasözleşmelerde köklü değişiklik çalışmaları da yapılmıştır. Bu kapsamda,

- Bakanlığımızca 40 tarım satış kooperatifi ve tüm tarım satış kooperatifleri birliklerinden örnek anasözleşmelere ilişkin görüş ve öneriler alınmıştır.
- 10 Birlik ziyaret edilerek Birlik yöneticileri ve bağlı Kooperatiflerin yönetim kurullarının katılımıyla toplantılar düzenlenmiş, bu toplantılarda anasözleşmelere ilişkin öneriler alınmıştır.
- Hazırlanan taslak örnek anasözleşmeler Birlik temsilcilerinin katılımıyla bir haftalık “Teknik Çalışma Toplantısı”nda değerlendirilmiştir.
- Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan Tarım Satış Kooperatifi Örnek Anasözleşme Taslağı ile Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Örnek Anasözleşme Taslağı hakkında 4572 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Birliklerin resmi görüşleri alınarak Örnek Anasözleşme Taslaklarına son hali verilmiş ve yürürlüğe konulmuştur. Örnek Anasözleşmeler ile önemli değişik ve yenilikler getirilmiştir. Bu çerçevede;
- Kooperatif ve birliklerin çalışma konularını yeniden belirlenmesi,
- Ortaklık paylarının devredilme usulleri,
- Kooperatif ve birliklerin organlarının yeniden düzenlenmesi,
- Genel kurul toplantılarına katılma hakkına sahip ortaklarda aranan şartların yenilenmesi,
- Birliklerin genel kurullarını teşkil eden ortak kooperatif temsilcilerinin sayısını, niteliklerini, görev sürelerini, seçilme esaslarının yeni şartlara bağlanması,
- Kooperatif ve birliklerin yönetimlerini profesyonelleştirilmesi bakımından gerekli düzenlemeler ve bu kişilerin belli niteliklere sahip olması zorunluluğu,
- Kooperatif müdürlerinin de en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olması zorunluluğu ve yönetim kurulu üyesi olmalarının sağlanması,
- Yönetimde istikrarı sağlayacak kuralların getirilmesi,
- Etkin olmayan denetim kurullarını kaldırarak yeni denetim modelinin getirilmesi, yeni denetim sistemi ile kooperatif ve birlikler daha sağlıklı denetlenerek ortaklarına ve ilgililere daha güçlü güvence sağlanması,
- Ürün alımı ve değerlendirilmesi yöntemlerini zenginleştirerek kooperatif ve birliklere daha esnek çalışma imkânı sağlanması,
- Gayrimenkul alımı ve satımı ile gayrimenkullerin değerlendirilmesine yönelik yeni düzenlemeler getirerek nesnel kuralların getirilmesi,
- Faaliyetlerde etkinlik ve verimliliğin arttırılması amacıyla çalışma programı ile politika ve strateji belgelerini hazırlama zorunluluğu getirerek stratejik bir bakış açısı kazandırılması,
hususlarında yeni hükümler ve düzenlemeler sağlanmıştır.

Daha sonraki süreçte, tarım satış kooperatifleri ve birliklerin örnek anasözleşmelere intibak etmeleri gerekmiş, bu amaçla hazırlanan "Tarım Satış Kooperatifi ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Örnek Anasözleşmelerine İntibak Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Tebliğ 8/04/2014 tarih ve 28966 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Buna göre kooperatif ve birlikler genel kurul kararı almadan yönetim kurulu kararı ile bu Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde intibaklarını sağlamışlardır.
Diğer yandan, 6455 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle değiştirilen 4572 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre bağımsız denetime tabi olacak birliklere ilişkin kriterlerin belirlenmesi ve anılan Kanunun 80 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 397 nci maddesine eklenen beşinci fıkraya göre de bağımsız denetime tabi olmayan tarım satış kooperatifleri ve bağımsız denetim dışında kalan birliklerin denetimine ilişkin hazırlanacak yönetmeliğe ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir.
 
Birliklerin Yeni Mevzuata Uyum Eğitimi Projesinin Amacı ve Kapsamı

Gelinen bu aşamada tarım satış kooperatifleri ve birliklerin örnek anasözleşmelere intibak işlemleri sonuçlandığından, getirilen düzenlemeler ve yeni uygulamalar konusunda kooperatif ve birliklerin yöneticilerinin bir proje dahilin de eğitilmesinde yarar görülmektedir.
Bu nedenle, söz konusu çalışmaların hızla ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için Genel Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulacak Çalışma Grubu; eğitim materyalleri hazırlaması, intibak eden Birlikler bazında oluşturulan eğitim programı çerçevesinde eğitim çalışmaları yürütmesi, kooperatif ve birliklere yönelik eğitim ve bilgilendirme dokümanlarının hazırlanması ve yeni mevzuatın getirmiş olduğu gerekliliklere ilişkin yol gösterici taslak ve formatlar oluşturması çalışmalarını yerine getirecektir.
 
Projenin Gerekçeleri

Tarım satış kooperatif ve birliklerinde yapısal ve mali sorunların giderilerek etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaları amacıyla, öncelikle 4572 sayılı Kanunda, daha sonra ise örnek anasözleşmelerde yapılan değişikliklerle, tarım satış kooperatif ve birlikleri için yeni bir dönem başlamıştır. Birlikler ve kooperatifler için getirilen bu değişikliklerin ve yeni uygulamaların etkili bir şekilde kavranması, mevzuatın tam olarak anlaşılması ve bu sürece daha hızlı uyum sağlanmasının sektör için gerekli olduğu düşünülmüştür.
 
Kooperatif ve birliklerin bu dönemde karşılaşacakları sorunları ve mevzuat uygulamalarında yaşanacak aksaklıkların gerçekleştirilecek eğitimle ve hazırlanacak dokümanlarla en az düzeye indirileceği düşünülmüştür.

Birlikere verilmesi uygun bulunan eğitim programına ulaşmak için tıklayınız.